MHP lideri Bahçeli: Epstein dosyalarının yayınlanma zamanı manidar
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM'deki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bahçeli, ABD'de reşit olmayan kız çocuklarını kaçırıp bir fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla tutuklu yargılanırken kaldığı hapishane hücresinde ölü bulunan ve ABD Adalet Bakanlığı'nın yayınladığı yaklaşık 3 milyon belge ile dünyanın vicdani ve ahlak sınırlarını aşan Jeffrey Epstein davasına ilişkin de konuştu.
"EPSTEIN DOSYALARININ ZAMANLAMASI MANİDAR"
Bahçeli ilgili konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Birdenbire, asrın sapıklığı ve ahlaksızlığı olarak değerlendirilmesi gereken ve üç milyon sayfanın üzerinde olan Epstein belgeleri dünya kamuoyunun gündemine oturmuştur. Skandallar, itiraflar ve dehşet verici çarpıklıklar, ne hikmetse Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'de SDG'ye ve YPG'ye sırt dönüp Ahmed Şara'yı desteklediği, ayrıca İran'a yönelik saldırı planlarının ortaya çıktığı bir zamana tesadüf etmiştir. İşkence gören çocuklardan, taciz ve tecavüze uğrayan reşit olmayan kız çocuklarına varıncaya kadar kan donduran iğrençliklerin yaşanması, pek çok siyasetçi, devlet adamı ve meşhur ismin karıştığı skandallar furyası, insanım diyen herkesin midesini bulandırmaktadır. Cinsel istismar suçlusu milyarderler ve çevrelerine ilişkin yayınlanan belgelerin zamanlama itibarıyla manidar bir dönemde deşifre edilmesi hem tuhaf hem de akılları karıştıran soru işaretleriyle doludur. İnsanlık ayıplarının, insani felaketlerin ve kirli ilişkilerin merkezinde yer aldığı bu tehdit mekanizmasının, organize hâlde siyasî ve stratejik hedefleri gözettiği kanaatimce son derece mümkündür. İnsani değer ve mirasın ayaklar altında çiğnenmesi, çocukların bu faciada kullanılması, nice çatıları uçuracak, nice şöhretli insanı rezil edecek mahiyettedir.
"TEMİZ SİYASETİ TÜM DÜNYA ADINA İSTİYORUZ"
Biz temiz siyaseti ve temiz toplumu yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya adına istiyoruz. Şerefli, güvenli, namuslu ve evrensel insani değerlere muvafık biçimde yaşamanın başka bir yolunun olmadığını, olmayacağını düşünüyoruz. Ahlaki yarılmanın, ahlaktaki dağılmanın, Lût kavmine benzer toplumsal yapılardaki kokuşmanın, hazza, hıza, hırsa, dipsiz şehvet ve şöhrete dalmanın sonu ve sonucu, yeryüzü cehenneminin yanan ateşine odun taşımakla eş anlamlıdır. Değerlerin müdafaa edilmesi şarttır. Peki bu değerleri analitik gözlem becerisiyle nasıl tefsir edebiliriz? Değerler, insanın davranışlarını yargılarken ve hayattaki amacını seçerken başvurulan, toplumsal olarak paylaşılan amaç ve davranışları belirlerken neyin doğru, neyin yanlış olduğunu gösteren standartlardır. Beşeriyet doğru ile yanlışı birbirine karıştırarak vicdan kaybına uğramış, iyi ile kötüyü ayıramayarak erdemden uzaklaşmıştır."