42,5088$% 0.16
49,3718€% 0.05
56,3754£% 0.05
5.762,77%1,55
4.217,39%1,40
10.898,70%-0,43
02:00
‘Terminatör’ serisinin kadın kahramanı ‘Sarah Connor’ olarak hafızalara kazınan Linda Hamilton, yılların yüzünde bıraktığı izlere dair yorumuyla bu haftanın gündemindeydi. ‘Stranger Things’ dizisinin yeni sezonuyla yıllar sonra ekrana çıkan oyuncu, 69 yaş güzelliğini tüm doğallığıyla sergilemekten çekinmeyen bir isim olarak karşımızda. Yüzünde estetik bir dokunuştan eser yok.
Daha genç görünmeye çalışmak için çaba harcamadığını belirtirken, dublörsüz şekilde aksiyon sahnelerini çektiği yıllar içinde vücudunda oluşan hasara rağmen, ekranda on yıllarca kaldıktan sonra yaşlanmaya karşı ‘kabullenici’ bir tutum sergilediğini anlattı. “Bu yüzün hak ettiğim yüz olduğu gerçeğine tamamen teslim oldum. Bu bana çok şey anlatıyor” ifadesi, doğrusu çok çarpıcı.
Güzelliğin peşinden koşmaktan kaçındığını ve bunun yerine, anda kalmaya odaklandığını vurgulayan oyuncu, “Katı değilim, bu, yaşlanmanın harika bir yolu. Katılaşmanın bizi öldüren şey olduğunu hep söylemişimdir; katı düşünceler ve hareket edememek… Hayatımda olabildiğince akışkan kalmak için çok uğraştım” şeklinde bir ifade kullandı.
Linda Hamilton
Hızla akan bir nehrin kıyısına doğru yüzmeye çalışmak yerine, ortasında yüzmeyi metafor olarak kullanan Linda Hamilton, akışa uyarak mutluluğu nasıl bulduğunu anlattı: Hayatım gerçekten de böyle geçti. Harika ve eğlenceli bir yolculuktu.
Kızlarından bile genç görünecek kadar plastik cerrahinin nimetlerinden faydalanan Kris Jenner ya da beyazperdenin hiç yaşlanmayan yüzü olmaya yeminli Demi Moore gibi yıldızlar, genç kalma çabalarıyla gündeme gelse de giderek artan sayıda ünlü isim, tıpkı Linda Hamilton gibi, doğal yaşlanmayı tercih ediyor. İster doğal gri saçlarını benimseyerek, ister makyajsız yaşayarak veya estetik girişimleri reddederek olsun, bu sanatçılar, farklı bir yaşlanma biçimine öncülük ediyor. Kendileri olma kararına göre hareket ediyorlar.
Pamela Anderson
Estetiğe karşı olmak ya da estetiği düşmanlaştırmak bugünün dünyasında saflık olur. Ama müsaadenizle, doğal güzelliklerini benimseyerek dünyanın dört bir yanındaki kadınlara yol açan sanatçılara bir alkış gönderelim.
Pamela Anderson’ı nasıl bilirdiniz? Abartılı makyajı, kabarık saçları ve büyütülmüş göğüslerini açıkta bırakan giysileriyle mi? Onu hatırladığımız o hallerinin çok uzağında bir yaşlılığı tercih etti ‘Sahil Güvenlik’ yıldızı. Ağır makyajdan, dolgulardan ve botokslardan vazgeçtiğini, zamanı dondurmaya çalışmak yerine, yüzünün ve vücudunun hayatını yansıtmasını istediğini söyledi. “Gençliğin peşinden koşmak boşuna. Asla oraya varamayacaksın, öyleyse neden olan biteni kabullenmiyorsun?” diyen Anderson, “Kapıdan kendim olarak çıktığım için, bir rahatlama hissediyorum. Omuzlarımdan bir yük kalkmış gibi… Ve aslında bunu daha çok seviyorum” sözleri her şeyi anlatıyor.
Sarah Jessica Parker
‘Sex and the City’ yıldızı Sarah Jessica Parker, 60 yaş yüzündeki çizgileri çılgınca sergilemek için, ağzı kulaklarına varıncaya kadar gülmekten kaçınmıyor. Görünüşüne yönelik eleştiriler ve erkeklerle kadınlar arasındaki çifte standartlar konusunda da oldukça açık sözlü. 2021’de verdiği bir demeçte, “Bize karşı asla bir erkek hakkında olmayacak kadar çok kadın düşmanı söylem var. Özellikle sosyal medyada… Herkesin söyleyecek bir şeyi var. ‘Çok fazla kırışığı var, yeterince kırışığı yok’ gibi. Sanki insanlar bizim olduğumuz yerden memnun olmamızı istemiyormuş gibi hissettiriyor” demişti. Gerçekten de sahip olduğu çizgilerle barışık ilişkisini öyle güzel yansıtıyor ki…
Andie MacDowell, beyaz saçlarını nasıl da gururla sergiliyor! Doğal yaşlanmanın güçlü bir sesi haline gelen 67 yaşındaki oyuncu, ‘her ne pahasına olursa olsun genç görünmek zorundasın’ baskısını reddediyor. Bir röportajında, “Karantinanın en başında saçlarım uzamaya başladı ve çocuklarım beni her gördüklerinde, beyaz saçlarımla ne kadar havalı göründüğümü söylüyorlardı” demişti. Dolayısıyla pandemiden sonra saçlarını boyamayı bıraktı ve artık yaşla birlikte değişen saçlarıyla barıştı.
Andie MacDowell
Oyunculuk yeteneğine bayıldığımız Julianne Moore, yaşlanmayla barışık haliyle de tanınıyor. Kırışıklıkların ve doğal çizgilerin kendi hikâyesini anlatmasına izin veriyor. 64 yaşındaki oyuncu, bir dergiye verdiği röportajda, ‘Zarif bir şekilde yaşlanmak’ terimine fena halde takıldığından bahsetmişti. “Zarif olmayan bir yaşlanma şekli var mı? Elbette bir seçeneğimiz yok. Kimsenin yaşlanma konusunda bir seçeneği yok, bu yüzden olumlu ya da olumsuz bir şey değil, sadece var. İnsanlığın bir parçası… Öyleyse neden sürekli sanki kontrol edebileceğimiz bir şeymiş gibi konuşuyoruz?” şeklindeki isyanı haksız mı?
Julianne Moore
80 yaşındaki Helen Mirren… Hâlâ büyük filmlerde rol alıyor ve kırmızı halıda boy gösteriyor. Oscar, BAFTA, Emmy, Altın Küre… Öyle çok ödül ve öyle çok deneyim sığdırmış ki hayatına… Ve çizgileri öyle derin ki… 80 yıllık hayatını tam anlamıyla yansıtıyor. “Kabullenin! Ya genç ölürsünüz ya da yaşlanırsınız. Arada bir şey yok! En iyisi tadını çıkarın” demekte o kadar haklı ki!
Helen Mirren
‘Hep genç kalmak’ baskısı yerine ‘kendi olmak’ özgürlüğünü seçenlere dünyadan Julia Roberts, Jodie Foster, Kate Winslet, Meryl Streep, Jamie Lee Curtis; yaşadığımız topraklardan Hatice Aslan, Candan Erçetin, Asuman Krause, Müjde Ar gibi isimlerle örnekleri çoğaltabiliriz.
Hatice Aslan
Linda Hamilton’dan Helen Mirren’e uzanan hikâye, güzelliğin yaş değil tutum meselesi olduğunu hatırlatıyor. Ve perde kapanırken, alkışımız kabullenmenin cesaretine gelsin!
Robbie Williams ve Ayda Field’ın 13 yaşındaki kızı Teddy, ilk kez oyunculuk yaptı
1
Tüm Gözler Amerikan Senatasonun Vereceği Son Kararda
43022 kez okundu
2
Tüm Gözler Amerikan Senatasonun Vereceği Son Kararda
42695 kez okundu
3
Suriye Savunma Bakanlığı, SDG’nin Halep’e terör saldırısı düzenlediğini duyurdu
3581 kez okundu
4
Cumhurbaşkanı’ndan savunma sanayiye büyük övgü!
3330 kez okundu
5
Cumhurbaşkanı’ndan savunma sanayiye büyük övgü!
3284 kez okundu