DOLAR

43,0549$% 0.01

EURO

50,3987% 0.04

STERLİN

58,1031£% -0.01

GRAM ALTIN

6.166,38%0,12

ONS

4.455,89%0,11

BİST100

12.028,84%0,04

Sabah Vakti a 02:00
Çorum °
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Hatimoğulları: İlk etapta Öcalan’a özgür iletişim koşulları sağlanmalıdır

ad826x90

Dem Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Hatimoğulları, 2025 yılında demokratik güvencelerin daha çok tahrip edildiğini söyleyerek, “İnsan hakları ihlalleri bizler tarafından normal olarak görülsün istendi. Kadınlara yönelik şiddet maalesef hız kesmeden arttı, muhalif belediye başkanları ve yönetimleri tutuklandı, belediyelere kayyımlar atandı. En ufak bir demokratik itiraza karşı kadınlar, gençler, işçiler, emekçiler, doğa ve insan hakları savunucuları iktidarın şiddetiyle karşı karşıya kaldı. Aradan neredeyse 3 yıl geçmesine rağmen depremin yaraları hala sarılmadı” ifadelerini kullandı.

ad826x90

“ÖCALAN’A ÖZGÜR İLETİŞİM KOŞULLARI SAĞLANMALIDIR”

2026 yılında barış ve demokrasiyi eş zamanlı büyütmeyle karşı karşıya olduklarını söyleyen Tülay Hatimoğulları, şöyle konuştu:

“Türkiye’de yaşanan temel sorun şu; barış için ortaya çıkan tarihsel imkan, somut siyasal ve hukuki adımlarla karşılık bulmuyor. Süreç belirsizliklerle yönetiliyor, zamana yayılıyor. Bu barışı ilerletmiyor. Barış; açıklık, cesaret ve kararlı bir irade ister. DEM Parti olarak şunun altını ısrarla çiziyoruz; barış süreci belirsizliğe terk edilemez, zamana yayılamaz, başka siyasal dosyaların gölgesine sıkıştırılamaz. Bu süreç niyet beyanıyla değil, Meclis’ten geçecek bir demokratikleşme ve barış paketiyle ilerleyebilir. İlk etapta hızlıca bazı adımların atılması gerekiyor. Çok söyledik, çok tekrar ettik; Sayın Abdullah Öcalan’a özgür iletişim ve haberleşme koşulları sağlanmalıdır. Partiler kendi raporlarını verdi. Herkes kendi penceresinden kendi raporunu yazdı. Bundan sonra hızla yapılması gereken şey, ortak konsensüsle bir raporun açığa çıkmasıdır. Ortak rapor hazırlanırken kırmızı çizgiler dayatmak yerine çözüme hizmet edecek bir perspektifle yazılmalıdır bu rapor. Komisyonun Kürt meselesini bütün boyutlarıyla çözemeyeceğinin zaten hepimiz farkındayız. Ama komisyon Kürt meselesini şiddet zemininden hukuki ve siyasi zemine çekebilecek adımların atılmasını sağlamakla yükümlü. Bunun için ilk elden PKK’ya ve sonuçlarına ilişkin özel bir yasa çıkarılmalıdır. Kayyım rejimi derhal son bulmalıdır. Ahmet Türk’ün beraatine rağmen hala Mardin’de kayyımın görev süresinin uzatılmış olması bu sürecin ruhuna ters düşmektedir.

Demokratik entegrasyon yasası çıkarılmalı; infaz hukukunda kapsamlı, adil, eşitlikçi düzenlemeler yapılmalıdır. Siyasi tutsaklar derhal serbest bırakılmalıdır. Bunun için çalışmalıdır bu Komisyon, bunun için çalışmalıdır Meclis. Bugün Meclis ve siyaset kurumunun önünde tarihsel bir sorumluluk duruyor. Barış bir hükümet politikası olmanın ötesinde Türkiye’nin ortak geleceğini kurma meselesidir. Buradan hem iktidara hem muhalefete açıkça sesleniyoruz, barış; oy hesabına, seçim takvimine, anketlere, polemiklere, farklı ajandalara kurban edilemez. İktidarın sorumluluğu süreci ertelemek değil, somut ve güven verici adımlarla onu ilerletmektir.”

Hatimoğulları: İlk etapta Öcalan'a özgür iletişim koşulları sağlanmalıdır

ad826x90

“TEHDİT DİLİ BÖLGEYE BARIŞ GETİRMEZ”

Hatimoğulları, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Meclis’te partisinin grup toplantısında Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam Geçici Hükümeti arasında devam eden entegrasyon görüşmelerine dair sarf ettiği, “Ya mutabakat ile ya da zorla Suriye’nin üniter yapısının inşa edilmesi gerekiyor” şeklindeki sözlerine yönelik şunları söyledi:

“Sayın Öcalan’ın yılbaşı arifesinde Suriye’ye yönelik çözüm, barış ve kardeşlik ekseninde çok önemli bir mesajı yayınlandı. Üzerinden saatler geçmeden Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler tehditler savurdu. Biz bir kez daha diyoruz ki bu tehdit dilinden vazgeçin. Bu süreç tehditle, tehdit dilini öne çıkartarak ilerletilebilecek süreçler değil. Suriye halklarının bize ihtiyacı var, tehditlere değil. MHP yöneticilerine de buradan sesleniyorum, tehdit dili bölgeye barış getirmez. Artık silahların değil, diyaloğun konuştuğu bir döneme ihtiyacımız var. Herkesin bu görev ve sorumluluğu bir an dahi unutmadan hareket etmesi çok önemli. Suriye’de en sağduyulu, çözümden ve birlikte yaşamdan yana olanların sesini duymak gerekiyor, bastırmak değil. Önceki gün geçici Şam Yönetimi, Özerk Yönetimle bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin konusu entegrasyon sürecini müzakere etmekti. Bu toplantılardan bir çözüm çıkmasını umut ediyoruz. Sayın Öcalan’ın dediği gibi Türkiye bu anlamıyla kolaylaştırıcı, yapıcı, diyaloğa açık bir rol üstlenmelidir. Unutmayalım ki Suriye sadece Arapların değildir. Suriye; Arapların, Kürtlerin, Dürzilerin, Ermenilerin ve çok farklı halklardan ve inançlardan insanlara ev sahipliği yapan bir coğrafyadır. Suriye’de yeniden bir kaos ve karmaşanın olmamasının en önemli yolu Suriye’nin demokratikleşmesinden geçer. Türkiye’ye de düşen görev bu anlamıyla buna destek olmaktır.”

Kaynak: DHA, ANKA

Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Politika

ad826x90

ad826x90

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

ABB’nin konser davasında sanıklar hakim karşısına çıktı: Mevzuat doğrultusunda gerçekleştirdik

HIZLI YORUM YAP