43,0477$% 0.01
50,3116€% 0.01
57,9847£% -0.02
6.165,05%0,10
4.447,58%-0,08
12.087,97%0,49
02:00
Kendisini aldattığı iddiasıyla boşanma davası açıp 1.5 milyar tazminat ve ayda 3 milyon 300 bin TL nafaka isteyen Revna Sarıgül ile kendisine 10 milyon TL tazminat ve aylık 400 bin TL nafaka teklif eden CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül’ün oğlu Ömer Sarıgül arasındaki boşanma davası gündemdeki yerini koruyor. Bir süredir sessizliğini koruyan Revna Sarıgül sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamayla açtı ağzını yumdu gözünü.
Ömer Sarıgül hakkında dikkat çeken ifadelerde bulunan Revna Sarıgül şunları söyledi:
“”İçinde bulunduğum boşanma süreci ile ilgili basında çokça haber çıkıyor. Çocuklarımın zarar görmemesi için en başından beri son derece özenli davrandım. Benim hiçbir açıklama yapmamış olmama rağmen boşanmam konusunda doğru ya da yanlış herkesin bir fikri oldu. Evliliğim boyunca ne yaşadığımı, maruz kaldığım baskı ve şiddeti benden iyi kimse bilemez. Yaşadıklarımı ve yaşadıklarımın üzerimde bıraktığı etkileri tarif etmem mümkün değil.
Hakkımda ortaya atılan asılsız iddialar, iftiralar ve bilinçli olarak benimle ilgili olumsuz algı yaratma çabaları hayatımda onarılması zor izler bıraktı. Ortada mahkemece verilmiş resmi bir karar olmasına rağmen ‘para için çocuklarımı kaçırdığım’ imajı bile yaratılmaya çalışıldı.
İnancım, ahlakım, anneliğim ve kadınlığım üzerinden yapılan ithamlara kayıtsız kalmamaya karar verdim…
Çocuklarımın babası, ayrı yaşamaya başladıktan sonra çocuklarım ve benim için maddi destekte bulunmadığı gibi çocuklarımı okula götürüp getirdiğim tek arabayı bile benden geri istemiştir. Üstelik söz konusu araç, kendi aracımın satılması sonucunda elde edilen para da kullanılarak alınmış ve kendi şirketi üzerine yapılmıştır.
Çocuklarımın ihtiyaçlarını ve evin giderlerini karşılayacak ekonomik gücüm olmadığından çocuklarım ile beraber geçici olarak annemin evine taşınmak zorunda kaldım.
Sizinle iletişimde olmak bana her zaman güç verdi. Bir kadın olarak tanımadığım onca insandan dua, iyi dilek ve destek görmek benim için tarifsiz derecede kıymetli. Beni tanıyanlar kim olduğumu biliyor. Bilmeyenler için ise vicdanım son derece rahat.
Özetle aile terbiyemle uzun zamandır yürütmeye çalıştığım yaşadığım acıları en yakınım olan ailemle bile paylaşamadığım bu sadakatsiz, psikolojik ve ekonomik şiddet ortamı artık benim için dayanılmaz hal almıştır.
Tüm bu süreçte tek dayanağım, doğruların er ya da geç ortaya çıkacağına ve çocuklarım için en hayırlı sonucun gerçekleşeceğine olan inancımdır.”
Kayınvalidesi Aylin Kotil’in bu açıklamanın ardından yaptığı paylaşım dikkat çekti. Kotil paylaşımında, “İşimde 30. yılım. 30 yıldır her sabah 08.00’de işimin başındayım. Çünkü kendi ayaklarımın üzerinde durmayı tercih ettim. Benim gibi birçok onurlu hemcinsim var. Hepsine buradan selam olsun.” ifadelerini kullandı.
Ömer Sarıgül ise yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bugün ortaya atılan asılsız iftiralar karşısında, çocuklarım için süreci sükûnetle yürütmek istememe rağmen kamuoyuna bir açıklama yapma zorunluluğu doğmuştur; ne yazık ki her güne olduğu gibi yine yalan ve asılsız haberlerle, aynı gazeteci tarafından servis edilen içeriklerle başlıyoruz.
Bugün yine gerçekle ilgisi olmayan iddialarla bir itibar suikastına uğramış olmanın derin üzüntüsünü yaşıyorum. Ülkemizde bu denli önemli konular varken, kamuoyunun bu tür gerçek dışı iddialarla meşgul edilmesini doğru bulmuyorum.
Altı yıl boyunca evli kaldığım, her türlü fedakârlığı yaptığım ve iki çocuğumun annesi olan kişiyle olan evliliğim süresince eşimi ve çocuklarımı en iyi şekilde yaşattım. Bugün ise boşanma dava dosyasında dahi yer almayan ya da dosyada bulunmasına rağmen hiçbir somut delille desteklenmeyen iddiaların sosyal medya üzerinden gündeme taşındığını görüyorum. Kaldı ki, evliliğimiz boyunca kendisinin yaptığı paylaşımlar, çektiği vlog videoları ve ürettiği içerikler de bu süreçte dile getirdiğim hususların kamuya açık bir göstergesidir.
Boşanma sürecinde, haksız bir uzaklaştırma kararıyla evden gönderildim ve çocuklarımla olan iletişimim kesildi. Ancak mahkemenin belirlediği görüş günüyle çocuklarımı görebildim. Çocuklarım için tarafıma araç ve şoför tahsis edilmiş olmasına rağmen bu düzen kabul edilmemiştir.
Çocukların mevcut düzenlerinden koparılması, özel derslerinin iptal edilmesi ve bu sürecin içine dâhil edilmeleri bir baba olarak beni derinden yaralamaktadır. Çocukların boşanma sürecinde bir araç hâline getirilmesini kabul etmem mümkün değildir. Haftada yalnızca birkaç saat gördükten sonra yanımda kalmak için ağlayan çocuklarımın yaşadığı travmanın telafisi var mıdır?
Şiddet iddiası boşanma dosyasında yer almakla birlikte, bu iddiaya ilişkin bugüne kadar tek bir somut delil sunulmamış, sunulamamıştır. Buna rağmen kamuoyunu sosyal medya paylaşımları üzerinden yönlendirme ve ikna etme çabası açıkça görülmektedir. Çocuklarım bana karşı bir araç hâline getirilirken, sosyal medya da aynı şekilde bir baskı unsuru olarak kullanılmaktadır.
Sosyal medyada yansıtılan ve kamuoyuna sunulan hayatın gerçeği yansıtmadığı ortadadır. Bugün bu algı, yeni ve asılsız iddialarla sürdürülmeye çalışılmaktadır. Benim ise tek yolum hakkımı mahkeme önünde aramaktır. Tek amacım, çocuklarımı bir saat bile olsa daha fazla görebilmek, yanımda tutabilmek ve koklayabilmektir.
Ben şahsıma yöneltilen iftiralarla hukuki zeminde mücadele edebilirim. Ancak çocuklarımın bu sürecin bir parçası hâline getirilmesini ve babalarından koparılmasını vicdanen kabul edemiyorum.”
Çağla Taşcı Haberler.com – Yaşam
Gümrüksüz alışveriş dönemi bitti, olan yine vatandaşa oldu
1
Tüm Gözler Amerikan Senatasonun Vereceği Son Kararda
43409 kez okundu
2
Tüm Gözler Amerikan Senatasonun Vereceği Son Kararda
43069 kez okundu
3
Suriye Savunma Bakanlığı, SDG’nin Halep’e terör saldırısı düzenlediğini duyurdu
3956 kez okundu
4
Cumhurbaşkanı’ndan savunma sanayiye büyük övgü!
3712 kez okundu
5
Cumhurbaşkanı’ndan savunma sanayiye büyük övgü!
3665 kez okundu