43,2856$% 0.22
50,2961€% 0.09
58,0355£% 0.2
6.419,20%0,40
4.610,82%0,13
12.595,70%1,12
02:00
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar,TRT Haber özel röportajında enerji gündemindeki konuları değerlendirerek, yenilenebilir enerjiden petrol ve doğal gaz aramalarına, uluslararası iş birliklerinden madenciliğe kadar geniş bir yelpazede yeni adımların atılacağını ifade etti.
Diyarbakır’da yatay sondaj yapılacağını ifade eden Bakan Bayraktar, ” Diyarbakır’da yapmayı planladığımız şey oyun değiştirici etkisi olabilir. Şöyle; Diyarbakır’da biz ankonvansiyonel dediğimiz yani geleneksel petrol aramada dikey bir sondaj yaparsınız, orada bir kaynak varsa onu üretirsiniz, yüzeye çıkarırsınız. Biz Diyarbakır’da dikey sondajdan sonra bir yatay sondaj yapacağız ve kayaların içerisine sıkıştığını düşündüğümüz petrol ağırlıklı, petrol ağırlıklı ama bu gaz da olabilir; aslında bunu insanlarımız, seyircilerimiz zaman zaman yani özellikle basında ‘kaya gazı’ diye hep bilinir ama bunun bir de ‘kaya petrolü’ diye bir tabir de kullanabiliriz. Dolayısıyla bu kayaların içerisine sıkışmış petrolü farklı bir üretim yöntemiyle yüzeye çıkarma hadisesi. Dolayısıyla Diyarbakır bu anlamda neden Diyarbakır? Çünkü orada bu potansiyel olduğunu düşünüyoruz. Bu yöntemi inşallah 2026’da uygulayacağız ve neticelerini görmeye başlayacağız. Eğer bu konu başarılı olursa, bu konuda biz muvaffak olabilirsek işte o zaman oradaki potansiyel mesela Gabar’ın çok daha ötesinde. Bu anlamda oyun değiştirici etkisi olacağını ifade ettim” dedi.
Sözlerinin devamında “Gabar’ı ikiye, üçe katlayabilecek bir potansiyel görüyoruz” diyen Bakan Bayraktar, “Gabar malumunuz 80 bin varil petrol günlük üretiminde. İnşallah Gabar’ı biraz daha işte kuzeydoğu Gabar tarafına genişleterek yeni aramalarımız, burada yeni kuyular ve yeni rezervler katmaya gayret ediyoruz. Dolayısıyla üretimi daha da artırma hedefimiz var. Ama Diyarbakır şu anda bizim bu bahsettiğim projeyi uyguladığımız ve 24 kuyuluk bir programdan, 3-4 yıllık bir programdan bahsediyorum yani 2026, 27, 28… 24 yatay sondaj yapacağımız, çatlatma yapacağımız bu kuyularla beraber 4 sahayı, 4 bloğu, 600 kilometrekarelik bir alanı test ediyoruz aslında biz. Fakat baktığınız zaman o bölgedeki potansiyel bunun yaklaşık 10-12 katı. Yani 7.200 kilometrekarelik bir alanda, Bismil’in kuzeyinden bahsediyorum Diyarbakır’da, burada bu testini yapacağımız, çalışmasını yapacağımız alanın 10-12 kat büyüklüğünde bir saha olacak aslında. Yani orada biz başarabilirsek bunu diğer taraflara da taşıyacağız ve burada yani Gabar’ı böyle ikiye, üçe katlayabilecek bir potansiyel görüyoruz inşallah eğer tüm şeyler istediğimiz gibi giderse” ifadelerini kullandı.
“Şu anda yurt içi, yurt dışı petrol üretimimiz yaklaşık 180 bin varil günlük seviyelerde. Bizim bu hani yeni bir büyüme hikayesi, özellikle Türkiye’nin petrol ve doğal gaz aramacılığında yazacağımız yıl başladı dediğim 2026 yılı aynı zamanda bizim Milli Enerji Maden Politikamızın 10. yılı. Yani bir Milli Enerji Maden Politikası 2.0’a geçiyoruz. Burada da hedefimiz şudur; Türkiye 2028 yılına geldiğinde Türkiye Petrolleri yaklaşık yurt içi ve yurt dışından şu andaki üretim kabiliyetiyle yaklaşık 550 bin varillik günlük petrol üreten bir şirket haline geliyor, petrol ve doğal gaz üreten. Türkiye’nin günlük ihtiyacı yaklaşık 2 milyon varil; petrol ve gaz olarak söylüyorum, ikisini eşdeğere getirdiğimiz zaman. Bizim şimdi bir sonraki yürüyeceğimiz hedef yani bu yıl itibariyle başladığımız hedef Türkiye Petrolleri’ni 1 milyon varillik bir şirket haline getirebilmek. Yani doğal gaz ve petrol üretimi açısından.
İşte bu hikayeyi yazabilmek; yeni keşifler, inşallah işte Somali’de yapacağımız çalışmaların neticesi ama bir başka konu yine 2026’da bununla ilgili yeni şeyler milletimize söyleyeceğiz, o konu da özellikle işte Libya’da, Irak’ta, belki Kazakistan’da farklı coğrafyalarda yeni sahalar, yeni iş birlikleri, yeni ortaklıkları da inşallah önümüzdeki günlerde duyuracağız. Birisini biliyorsunuz geçtiğimiz hafta İstanbul’da ExxonMobil ile Türkiye Petrolleri birlikte bir Karadeniz, Akdeniz ve farklı dünyanın muhtelif yerlerinde ortak projeleri hayata geçirmek için konuştu. Şubat ayında yeni bir anlaşmamız geliyor bir başka Amerikalı şirketle ortak olarak Türkiye Petrolleri’ni göreceksiniz. Çünkü onların da hem Türkiye’deki sahalarla ilgili hedefleri var.
Bunlar geçmişte aslında birlikte çalıştığımız şirketler büyük bir kısmı. Exxon ile keza böyle bir çalışmamız vardı. Fakat şu oluyor; teknoloji ilerliyor. Yani arama teknolojisinde işin özünde sondaj vesaire aynı kalıyor ama şimdi yapay zeka bizim işlerimizin içerisine çok yoğun bir şekilde girmiş durumda. Görüntüleme işinde yani bizim sismik işinde çok daha net görüntüler veya değerlendirmeler yapabiliyoruz. Dolayısıyla bunlarla aslında geçmişte böyle bir gittiğiniz yeri bir tekrar bir ziyaret etmek, oraya daha farklı bir bakış açısıyla bu yeni teknolojileri de işin içerisine katarak bakmakta fayda oluyor. Dolayısıyla inşallah bunlardan farklı neticeler alacağız.
Biz esas itibarıyla yerin altında doğal gaz veya petrol kaynağının bir şekilde muhafaza içerisinde olmasını isteriz ki orada o rezerv olsun ve biz o rezervi sondajla ve diğer yöntemlerle çıkarabilelim. Sızıntı olması demek bazı çatlakların olması, o çatlaklardan aslında orada bir kaynağın dağılması, farklı yerlere gitmesi anlamına geliyor. Bu yönüyle “istemiyoruz” demek istiyorum. Ama bu işin hakikaten çok net uluslararası standartları ve çok önemli bir teknik çalışma gerektirdiğini ben defaatle vurguluyorum biliyorsunuz. Dolayısıyla biz burada şunu yapıyoruz; iki boyutlu sismik dediğimiz bizim yani böyle daha teşbihte hata olmasın adeta yerin altının röntgenini çekiyoruz. Bu çalışmalardan sonra bazen daha detaylı bakmamız gereken dolayısıyla üç boyutlu sismik’e geçiyoruz, yani işin emarını çekmeye çalışıyoruz. O üç boyutlu sismik’te de çok ciddi bir çalışma yapıp yani evet burada görünen şu olabilir diye arkadaşlarımızın tahminleri neticesinde, analizleri neticesinde bir biyopsi ihtiyacı… Böyle biraz şimdi tıp terminolojisi kullanıyorum ama herkesin çok aşina olduğu konudan. Bir emardan sonra bir biyopsiye, bir sondaja ihtiyaç duyuyoruz ve o sondajı yaptıktan sonra aslında biz o müjdeye gidiyoruz. Yani bu silsileyi bozmamaya, bu silsiledeki bütün gerekli çalışmaları yani uluslararası standarttaki neyse onu yaparak aslında bir şeyleri söylememiz lazım. Dolayısıyla çünkü söylediğimiz sözden sonra da mahcup olmamamız lazım netice itibariyle.
Şimdi bizim Rize özelinde, Çayeli özelinde ve Karadeniz’in geri kalan kısmında yaptığımız hadise, Somali’de yaptığımız şey; üç boyutlu sismik geçen sene mesela Somali’de mayıs, haziran gibi bitti. Yaklaşık 5-6 aylık çok yoğun bir çalışmadan sonra Somali’de biz şimdi 153 numaralı blokta dedik ki “şu noktada biz bu sondajı yapmaya karar verdik, buradan biz ümitliyiz” dedik. Ama sondaj neticesinde… Şimdi Somali ile konuşuyoruz onlarda da aynı şey var, işte petrol bulduk gibi hatta miktar açıklayanlar var. Dolayısıyla biz diyoruz ki yani temkinli gidelim, o işi yapalım inşallah onun neticesinde de hayırlı bir haberi, müjdeyi milletimizle paylaşalım.
2026’da 6 tane yapacağımız Karadeniz’deki sondaj; işte Batı Karadeniz var, Orta Karadeniz ve Doğu Karadeniz… Yani kuyu bazlı veya yer bazlı çalışmamız işte arkadaşlarımız yapıyor. 2026 içerisinde diyelim yani bunu nisan ayında başlatabiliriz veya gemilerin durumuna göre belki yılın son çeyreğine alabiliriz ama biz netice itibariyle orada bir sondaj yapacağız. Çayeli açıklarında, kıyıdan yaklaşık 55 kilometre açıkta bir lokasyonda, yerde, yaklaşık 1.480-1.500 metrelik deniz derinliği var. Dün Rize’deydim herkes bana işte herhalde 50-60 metre 70 metredir falan dedi ama herkes tabii kıyıya yakın yerlere odaklanıyor ama bizim baktığımız yani sismik datadan, sismik veriden gözüken şey kıyıdan 55 kilometre mesafede ve 1500 metrelik bir deniz derinliğinin olduğu yerde deniz tabanından sonra da yaklaşık 1500 ila 2000 metre 2500 metrelik bir sondaj yapacağız.
Nadir toprak elementleri çok daha önemli bir hale gelmiş durumda. Adı üzerinde, toprakta nadir bulunan elementler. Bilinen 17 elementin de 10’unu biz Eskişehir’de tespit ettik, Beylikova’da. Orada dünyanın en önemli rezervlerinden bir tanesi ama bu işin özünde saflaştırma teknolojisi veya rafinaj teknolojisi çok önemli. Bizim şu anda orada yaptığımız çalışmalar, yani aslında neredeyse 10 yılı bulan bir çalışma sürecinden bahsediyorum; 59 bin tane test yaptık, analiz yaptık. Yaklaşık 125 kilometre sondaj yaptık o bölgede. Ve bunun sonucunda bulduğumuz bu nadir toprak elementlerinden sonra 2023 yılında hatırlayın Cumhurbaşkanımız orada pilot tesisimizi açtı. 1200 ton kapasitede, yılda 1200 ton üretebileceğimiz bir pilot tesisimiz şu anda çalışıyor orada. Ama şimdi bunu endüstriyel ölçeğe geçireceğimiz 2026 o açıdan önemli bir sürece giriyoruz. Yani yılda yaklaşık 10 bin tonluk bir nadir toprak oksidi üreteceğimiz; yani bu satılabilir bir ürün aslında.”
Olgun Kızıltepe Haberler.com – Ekonomi
TBMM’deki istismar skandalında ilk duruşma: Boşluğuma geldi
1
Tüm Gözler Amerikan Senatasonun Vereceği Son Kararda
43497 kez okundu
2
Tüm Gözler Amerikan Senatasonun Vereceği Son Kararda
43155 kez okundu
3
Suriye Savunma Bakanlığı, SDG’nin Halep’e terör saldırısı düzenlediğini duyurdu
4042 kez okundu
4
Cumhurbaşkanı’ndan savunma sanayiye büyük övgü!
3799 kez okundu
5
Cumhurbaşkanı’ndan savunma sanayiye büyük övgü!
3752 kez okundu